Yağmur, kar ve fırtına gibi doğa olaylarından olan dolu yağışı ile ilgili sözlerden bir derleme hazırladık…

 

Size korku ve ümit duyguları içinde şimşeği gösteren ve yağmur dolu bulutları meydana getiren O’dur. Ra’d Sûresi: 12,13.

 

Burası oburların, şiddetli bir yağmur, kar ve dolu altında ve çamurlar içinde azap çektikleri yerdir.

Dante Alighieri

 

Makdisi, Türklerin arasında istedikleri zaman yağmur, kar veya dolu yağdırabildiğini iddia eden kişilerin bulunduğunu belirtmektedir.  Jean Paul Roux

 

“Aşk” denince aklı bırak, deli ol! .
Işık ışık gökten inen dolu ol
Boz-bulanık akan yağmur seli ol
Durulursan ben ölürüm, unutma…
Abdurrahim Karakoç

 

Bu dünyada bulduğun huzur, bir anda çakan ve ardından kaybolan şimşek misalidir. Hem de ne şimşek! Dolu ve yağmur, kar ve zahmetle yüklü bir şimşek.

Mevlana Celaleddin-i Rumi

 

Bizim orada havanın nasıl olacağı hiç bilinmez. Bazen gök masmavi, bazen de karadır, bazen yağmur yağar, bazen dolu. İşte, bu nine de öyle, nasıl olacağını hiç anlayamazsın. Bir bakarsın neşeli, bir de bakarsın kudurmuş. Öfkelendiği zaman insanı diri diri yutacakmış gibi olur.

Cengiz Aytmatov

 

 

“Türkler, kadim tarihleri boyunca Yeşim Taşı’nın kutsal olduğuna ve bu taşı elinde bulunduran kişinin devletin başkanı olacağına inandılar. Bu taşa Yada Taşı adı da verilmektedir. Türk destanlarıda ve efsanelerinde de yerini alan Yeşim Taşı; istenildiği an yağmur, kar, dolu yağdırabilen, fırtınalar çıkarabilen sihirli bir taştır.”

Ömer Ünal

 

 

Mitralyöz ve top mermileri yağmur damlalarından, dolu tanelerinden daha sıktı ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda ıslanmadan yürümek, mermi ya da şarapnel parçalarından kaçmaktan daha kolaydı. Ve bazen zaten ölmüş olan biri toprağa kadarki kısacık mesafeyi düşerken bile bir kaç mermiyle delik deşik oluyordu.

Leonid Andreyev

 

Türk ülkelerinin acayip taraflarından biri onların istedikleri zaman yağmur, kar, dolu yağdırdıkları bir çeşit taşa (çakıla) sa­hip olmalarıdır.

Bu taş onlar arasında meşhur, yaygındır. Türk­lerden hiçbir kimse bunu inkâr etmez. Bu taş bilhassa Tokuzo­ğuz hükümdarının yanında bulunur. Türklerden başka hüküm­darın yanında bulunmaz.

(İbn Fadlan Seyahatnamesi, Ramazan Şeşen)

 

İnsan sevdi mi …

‘Bir Adam Boyu’ sevmeli..

İçinden geldiği gibi

“Sarmalı kuşatmalı sevdiğini

”Yağmur gibi değil ‘dolu’ gibi dolu dolu sevmeli..

Dere gibi değil ‘coşkun akan ırmak’ gibi…

Dalga dalga deniz gibi”

Çıtkırıldım sevdalar’ değil

Dil ucu değil…

Yürekten

Bütün benliği ile damar damar sevmeli.

 

Aşk, toprağa ektiğimiz tohumlar gibi duygularımızı yüreğimize ekmekle baslayandır…

Ek, sula, büyüt ve sonra hasat zamanını bekle…

Hasat zamanı geldiğinde ya topla demet demet mis kokular dolsun, taşsın ruhuna, ya da yağmur, fırtına, dolu vursun; Dal acılar hüzünler denizine…

Sonra bekle yine, bahar gelsin de yüreğin canlansın, tohumlar saçılsın.

Ve yeni bir hasat mevsimi başlasın. (asude)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir